Erospu Çocuğu

Aslında her şey ansızın oldu. Genç adam daha önceden sadece 2-3 kez gördüğü arkadaşı ile buluşacak bir şeyler içecekti. Yoğun iş temposu arasından biraz kurtulup, aynı kaderi paylaşan bir bayan ile dertleşmek istiyordu sadece. Buluşacakları kafe ’ye geldi, en az 20 dakika önce gelmişti. Neden bu kadar erken geldiğini düşünerek içeri girdi. İçeride kasanın yanındaki barda zaman geçirebileceğini düşündü. Yüksek bar taburesine oturdu, içinden  “bir bar taburesi üstünde babamın öldüğü yaştayım” şarkısını mırıldandı… İçinden geçen his ile tüyleri diken diken oldu. Şarkıdan değildi bu, sadece hayatını değiştirecek çok önemli olaylar olmadan önce hissederdi bu garip duyguyu. İrkildi. İçindeki ses yanılmamıştı hiç!

Tam yanında oturan uzun boylu kıvırcık saçlı adama fark etti Genç, döndü, yüzüne baktı. 20’li yaşlarda oldukça uzun garip giyimli adam, merhaba dedi. Adım “Eros” dediğinde o garip duyguyu bir kez daha hissetti tüm vücudunda. “Tanıyorum seni” diyebildi sadece ve ekledi genç:

-          Oklar ve yay güzelmiş. Gerçek bunlar! Nasılsın?

-          Kafam çok bozuk! Herkese ok atmaktan bıktım. Hayatımda kimse yok, çok yalnızım. O okların hepsini kırasım var. Hadi şerefe… Sen bir şey içmiyorsun!  Barmen…

-          Şey… çay alayım ben… Eros dostum… Ona da bir bira daha… Eros bu kaçıncı bira?

-          Dostum kafayı buldum ben galiba!!

-          Yok iyisin ama yavaş git bak…

-          Sen kimle buluşacaksın genç?

Tam o sırada camdan geçen güzel bayan konuşmayı bıçak gibi keser (cut like a knife). Genç ayağa kalkar, beklediği arkadaşı içeri girmek üzeredir. Eros ’a döner ve elini uzatarak:

-          Memnun oldum, yine görüşelim. Takma kafana dertleşiriz bir ara…

-          Görüşürüjjjzzzz…

Koşarcasına kapıya gider ve arkadaşını kapıda karşılar. Erkenci olduğunu ve nerede oturmak istediğini sorar. Güzel bir masayı gözüne kestirmiş olan Genç, eliyle masayı gösterirken, Eros ile göz göze gelir. Eros elindeki bira bardağını kaldırarak, selamlar. Hafif sarhoş gülümser.

-          Bak bu masa güzel, istersen oturalım.

-          Ben çok kalamayacağım zaten.

Masaya doğru ilerlerken, Gencin içindeki o garip his tavan yapmış, adrenalin artmış, kalbi duracak gibiydi. Eros’ın yanında geçerken tekrar selamlaştı Eros’ la genç adam. Masa başında iken genç kıçında garip bir sızı hissetti!  En az genç kadar heyecanlı olan güzel kız:

-          İyi misin?

-          Yok bir şey… İyiyim…  Garson… Bir şişe kırmızı şarap ve yanında aperatif alalım…

-          Ne yaptın, içemem o kadar…

-          Olsun içemezsek kalır…  Eee ne haber anlat bakalım…

Ve konuşmaya dertleşmeye başlarlar. Kırmızı şarap ve yeşil renkli gözlere bakarak yapılan uzun konuşmalar. Genç, güzel bayanın gözlerine bakarak, birazda şarabın etkisiyle hafifçe fısıldar:

-          Keşke bu gözlerle önceden tanışsaydım. Bu güzel gece için teşekkür ederim. Umarım yine görüşürüz.

-          Evet güzeldi. Senin bardaki arkadaşın baya içmiş haberin olsun!

-          Yok burada seni beklerken tanıştım.

-          Neyse gitmem gerek, zaten geç kaldım. Hadi kalkalım.

-          Garson… Hesap… Ben bırakırım seni.

-          Arabam var, hem ara sokaktan gideceğim o kadar sarhoş değilim…

-          Ama gülüyorsun… Şarap güzelmiş değil mi?

-          Evet ve ben kıskancım!!!

Kalkarlar ve Eros yanlarından geçerken gülümser onlara ve yine kadehini kaldırır. “Mutluluğa” diye bağırır. El sallayarak geri geri çıkan genç birden bire irkilir. Eros!!!  Yoksa sen!!!  Genç ve güzel bayan tökezler ve genç refleks olarak tutar onu.

-          Bari seni arabana bırakayım.

-          Gel karşıda arabam. Şarap güzelmiş…

Genç adam onu arabasına kadar götürür. İyi geceler demek üzereyken başının üstünden geçen ok genç kıza saplanır. Tam kalbine gelen ok!

-          Yarın görüşebiliriz yine. Şarap güzeldi. Seninle olmak da güzeldi. Hadi iyi geceler…

-          Gidebilecek misin? Bak taksi çağır….

-          Yarın görüşürüz yakışıklı.

Genç adam adrenalin manyağı olmuş durumda. Başının üstünden genç kıza saplanan görünmez oka mı şaşırsın, yoksa hala kıçındaki o garip sızıya mı? Kafeye, Eros’a doğru koşar adımlarla ilerler ve sorar:

-          Napıyosun? Napıyosuuuun?

-          Vurdum değil mi tam kalbinden?

-          Vurdun evet, onu kalbinden beni kıçımdan Erospu çocuğu!!!

erospu cocugu Erospu Çocuğu

İlgili Yazılar:

share save 256 24 Erospu Çocuğu

Üye ol / Paylaş

Article by Levent Ozen

1969 yılı Ankara doğumlu, ODTÜ Fİzik mezunu, Raylı sistemler ve toplu taşım işleri ile ilgili müşavirlik yapıyor. Ayrıca İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği başkanı olarak blog ve internet haberciliği ile ilgileniyor...
Levent Ozen tagged this post with: , , , , , Read 54 articles by

2 Yorum

  1. erospucocugu diyor ki:

    konusu, ana fikri falan güzel ama bana çok hayalci geldi.. ne biliyim çok zorlama bişey olmuş gibi.. yine de beğendim güzel bir yazı olmuş.

  2. erospucocugu diyor ki:

    erosun neden j harflerini her seferde kullandığını anlamadım :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Konular

  • RSS
  • Twitter
  • Facebook
  • LinkedIn
  • NetworkedBlogs
  • FriendFeed
  • Digg
  • Flickr
  • DeviantArt
  • Delicious