Gazetelerin üçüncü sayfalarına bakarsanız, evlilik vaadiyle kandırma olaylarına fazla rastlamadığınızı göreceksiniz. Genelde tecavüz, kaçırma ve cinayet ön planda. Oysa 10 yıl öncesine kadar evden kaçan ve evlenme vaadiyle kandırılmış genç kızların haberlerine öyle alışmıştık ki, bu Yeşilçam’ı doyuran güzel film konularından birisiydi hatta… Fakir genç kız, zengin bir fabrikatörle tanışır, masum kızın gazozuna uyku hapı atılır… Nuri Alço, Tecavüzcü Coşkun hep bu furyanın aktörleri…
İnternetin ve cep telefonlarının hayatımıza girmesiyle birlikte, olay hayli kabuk değiştirdi. Öncelikle lise önleri ve pastaneler yerine, Facebook, SMS ve çevrimiçi sohbetler yapılmaya başlandı. Öncelikle insanlar sanal ortamda birbirlerini tanıyor, ortak arkadaşlarını, sosyal durumlarını, fotoğraflarını hatta gelir düzeylerini inceliyor, daha sonra buluşuyorlar. Buluşmadan önce yazışıyorlar, görüntülü konuşuyorlar, böylelikle birbirlerini tanıyorlar. Buluştuklarındaysa fazla konuşulacak bir şey kalmadığından, hemen aksiyon sahnelerine geçiliyor filmin!
Karadeniz’den bir kadın internette tanıştığı Hataylı gence kaçıyor. Evli kadın internette tanıştığı sevgilisiyle tatile gidiyor. Aralarında 40 yıl yaş farkı olan “yaş ilişkiler” yaşanıyor. Hatta olay ülke sınırlarını aşıp, uluslararası ilişkiler kuruluyor! Daha sonra gelsin töre cinayetleri, namus belası, cinnetler, depresyonlar…
Aslında teknolojinin faydalarını sonuna kadar kullanmak en doğal hakkımız ama bilinçsiz kullanımla hayatımızı berbat etmemeliyiz. Cep telefonları yokken ilişkiler çok rahattı. İşte cep telefonu yokken sevgili olmanın bazı avantajları:
* Önceden belirlenen buluşma noktasına geç kalma ve yanlış yerde bekleme lüksüne sahipsiniz.
* Arkadaşlarınızla eğlenmeye gittiğinizde sevgiliniz arayarak hesap soramaz.
* SMS ile hatırlatma mesajları almazsınız.
* Gittiğiniz yerlerin fotoğrafını ve videosunu çekme zorunluluğunuz yok.
* Eski kız arkadaşınız sizi en özel anınızda rahatsız edemez.
* Telefonunuza gelen arama ve SMS’leri açıklamak zorunda değilsiniz.
* Nerede ve kiminle olduğunuzu kamera açarak gösterme zorunluluğunuz yok!
Aslında yeni teknoloji aşkı öldürmedi. Hızlandırdı, modernleştirdi ve kolay bulunur kıldı. Oysa kolay olan değersizdir. Ucuz olduğundan çabuk harcanır. Farkında değilsiniz ama kısa cümleler kuruyorum. Bir SMS kadar yakın size aşk. ‘ASK yaz 9999’a yolla sevgiliniz kucağınıza gelsin’ kadar edepsiz!!!
Henüz bedenimize yerleşik haberleşme cihazlarımız yok. Cyber robot aşklar yaşamıyoruz. Uzaktan dokunup hissedemiyoruz. Aslında işin başındayız daha. O yüzden panik olmayın lütfen!
Aslı ile Kerem’in, Leyla ile Mecnun’un günümüzdeki aşklarını hayal edelim. “aslm snn çk svyrm”, “dğlr dlrm snn içn”, “pedr kzdi , kçir bşk yrlr, çok mtlu olcağz”… Kısa mesaj hoop iş bitti. Bu kadar kolay olabilir mi? Olamaz mı? Olabilir!
Aslında her kısa mesaj, kısa bir masaja bedeldir! Nasıl mı? Bırakın kısa mesaj yazmayı. Gidin sevdiğinizin yanına ona sürpriz yapın ve yaklaşın arkadan sessizce kısa bir masaj yapın…















































