Hepimizin nasıl ki parmak izleri farklıysa aşk anlayışımızda öyle farklı. Dünyada ne kadar insan varsa o kadar aşk var.
Aşklarımız ne kadar hayallerle sarmalanmış, duygularla örülmüş olursa olsun apaçık gerçekliğimiz.
Nasıl ki rüyalar bilinçaltımızın yansıması ve belki gelecekten haber vericiyse aşklarımız da sayılı günlerimizi teslim ettiğimiz bir başka boyutta bizim aslında kim olduğumuzun göstergesi.
Böyle bir yansımadan söz edince de aşk anlayışımızı temsil eden alışveriş çılgınlığına şaşmamak lazım.
Aşk; alış-veriş… Çeşme başı aşklardan, sanal buluşmalara, izdivaç programlarından, raiting birlikteliklerine, ” eli yüzü düzgün helal süt emmiş bir kısmetten” eş dost tavsiyesine, hamamdaki görücülere, okul yolu aşklarına, iş yeri flörtlerine, evlilik sözleşmelerine, gecelik ilişkilere, köşe başı çarpışmalarına, gelecek teminatı zengin gelinlere ve damatlara, tatil aşklarına, ” profesyonel(!) buluşmalara” , masal kahramanlıklarına, mitolojik hikayelere uzanan geniş yelpazede bir alışveriş.
İnsanoğlunun en bedbaht ve en mutlu anları… Bir duygunun arkasında durabilme cesareti aşk… Şu hayatta takılan maskelerin içinde gerçek yüzü seçebilen ise aşık…
İnsan varoluşunun temel taşı olmuş bir mekanizma yerleştirilmiş içimize. Ancak bu mekanizma duygular, değer yargıları ve nedeni tanımlanamayan çekimlerden yoksun kaldığında dünyanın en iğrenç suçuyla, en ağır küfrü ile aynı eyleme dayanıyor. Bu yaman kesişme ya da ayrışma arasındaki tek fark “insan” olabilmek.
Şu sıralar tarihe ilgi duymaya neden olan Hürrem’de aşk, üçüncü sayfalardan düşmeyen töre cinayetlerine neden olan da. En güzel şarkıyı, şiiri yazdıran ya da renklere anlam katan da aşk. Aşk bazen savaş, bazen barış. Aşk belki en çok insanın kendini kendi gibi hissettiği bir ruhu taşıyan bedene duyduğu çekim.
Dünyanın dört bir yanında insanlar her 14 Şubat’ta St. Valentine’i saygıyla anmak için yazar kasaların başına koşuyorlar. İnsanlar birbirlerinin hayatlarını tüketişlerini kutsarcasına kırmızı paketlere bir şeyler sardırıyorlar. Geçen yıl 14 Şubat Sevgililer Günü’nde, 4 milyon 975 bin 708 kredi kartı işlem adedi ile yılın en yoğun alışveriş rekoru kırılırken, saniyede 57 adet işlem yapılmış. Alışveriş merkezlerinde ciro yüzde 330 artmış.
Ne 14 Şubat kutlamalarına karşıyım, ne de insanların birbirine hediyeler almasına. Bilakis ezberletilen bir rolde olsa, hediye almazsam “çıngar” çıkar korkusu da olsa 14 Şubat kutlamalarını bize aşkı hatırlattığı için destekliyorum. Hem ekonomiye can vermenin neresi kötü ?
Benim dayanamadığım satılık duygular ve 10 taksite böldürülen, bir yerlerden alınan kredilerle bugünü kurtarmak üzerine yaşanan ipotekli aşklar.
Yazan: Güzin Abraş














































